AA Teyit Hattı Üsküdar İletişim'de: Yapay zekâ çağında dezenformasyon ve doğrulama konuşuldu
Haber-Fotoğraf: Kevser YILMAZ
Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü, Yeni Medya ve İletişim Bölümü ve Anadolu Ajansı iş birliğinde düzenlenen “Gerçek mi Kurgu mu? Yapay Zekâ Çağında Dezenformasyon ve Doğrulama” başlıklı etkinlikte, dijital çağda artan bilgi kirliliği ve doğrulama süreçleri ele alındı.
Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Gazetecilik Bölümü Başkanı Prof. Dr. Süleyman İrvan, gazeteciliğin doğruyu söyleme mesleği olarak tanımladındığını, hıza dayalı haber rekabetinde haber doğrulama süreçlerinin atlanmaması gerektiğini ifade etti. Dijitalleşmeyle birlikte bilgi üretiminin hızlandığını vurgulayan Prof. Dr. Süleyman İrvan, sosyal medyanın bilgi akışını hızlandırırken yanlış bilginin yayılmasını da kolaylaştırdığını ifade etti. İrvan, medya okuryazarlığının öneminin giderek arttığını da sözlerine ekledi. “Bugün bilgiye ulaşmak çok kolay ama doğru bilgiye ulaşmak aynı derecede kolay değil. Sosyal medya bilgi akışını hızlandırdı ancak yanlış bilginin yayılma hızını da artırdı. Gazetecilikte doğrulama mekanizmaları bu nedenle her zamankinden daha önemli hale geldi. Yapay zekâ teknolojileri doğru içerikler üretmek için kullanılabildiği gibi yanlış içerikler üretmek için de kullanılabiliyor. Bu nedenle medya okuryazarlığı ve teyit süreçleri artık herkes için çok önemli hale geldi.”
Ayşenur Cevahioğlu: Anadolu Ajansı’nın teyit faaliyetleri, ajansın kuruluş amacı kapsamında sürdülüyor
Ayşenur Cevahiroğlu, sunumuna Anadolu Ajansı’nın kuruluş sürecine değinerek başladı ve kurumun yalnızca bir haber ajansı değil, aynı zamanda bir “bilgi mücadelesi aracı” olarak ortaya çıktığını vurguladı. Kurtuluş Savaşı döneminde İstanbul’un işgal altında olması ve basının kontrol edilmesi nedeniyle Ankara’da güvenilir bir haber kaynağına ihtiyaç duyulduğunu belirten Cevahiroğlu, ajansın temel amacının gelişmeleri hem yurt içine hem de dünyaya doğru ve güvenilir şekilde aktarmak olduğunu söyledi. Bu yaklaşımın günümüzde “dezenformasyonla mücadele” olarak adlandırıldığını ifade eden Cevahiroğlu, Anadolu Ajansı’nın teyit faaliyetlerinin bu geleneğin devamı olduğunu dile getirdi. Cevahiroğlu, Teyit Hattı çalışmaları kapsamında sosyal medyada hızla yayılan videoları, sski görüntülerin yeniymiş gibi sunulmasını, çarpıtılmış haberleri ve yapay zekâ ile üretilmiş içerikleri günlerine aldıklarını ifade etti ve Teyit Hattı olarak inceledikleri haberlerden ve videolardan örnekler verdi.

AA Teyit Hattı Müdürü Ömer Faruk Görçin: “Hız arttıkça teyit ihtiyacı da büyüyor”
Ayşenur Cevahioğlu'nun sunumunun ardından Prof. Dr. Süleyman İrvan'ın moderatörlüğünde Anadolu Ajansı Teyit Hattı Müdürü Ömer Faruk Görçin ile söyleşiye geçildi. Soru cevap şeklinde ilerleyen söyleşide Görçin, hem dezenformasyon kavramı hem de teyit süreçleri hakkında bilgiler verdi.

Ömer Faruk Görçin, dijitalleşmeyle birlikte bilgi üretim sürecinin köklü şekilde değiştiğini belirtti. Görçin, “Artık internet bağlantısı olan, elinde cep telefonu olan herkes bir içerik üreticisi haline geldi. Bu durum bilgiye erişimi kolaylaştırdı ancak yanlış bilginin yayılmasını da çok hızlandırdı. Özellikle kriz ve afet dönemlerinde insanlar hızlı bir şekilde bilgi paylaşmak istiyor ancak bu süreçte doğrulanmamış bilgiler dolaşıma girebiliyor. Bu nedenle teyit mekanizmaları ve doğrulama süreçleri her zamankinden daha önemli hale geldi. Doğru bilgiye ulaşmak için bilgiyi farklı kaynaklardan doğrulamak ve sabırlı olmak gerekiyor” şeklinde konuştu.
Dezenformasyon yöntemlerine de değinen Ömer Faruk Görçin, yanlış bilginin çoğu zaman tamamen yeni içerikler üretmek yerine mevcut içerikleri bağlamından kopararak yayıldığını söyledi. Teyit süreçlerinde görsel doğrulama ve açık kaynak araştırmalarının büyük önem taşıdığını vurgulayan Görçin, kullanıcıların gördükleri her içeriğe hemen inanmaması gerektiğini dile getirdi. “Dezenformasyon çoğu zaman tümüyle yeni bir içerik üretmez. Var olan bir görüntü farklı bir olayla ilişkilendirilerek yeniden dolaşıma sokulabilir. Bu nedenle bir içeriğin ne zaman paylaşıldığına, ilk kaynağına ve bağlamına bakmak gerekiyor. Sosyal medyada gördüğümüz her içerik doğru olmayabilir. Bu yüzden kullanıcıların gördükleri içeriklere karşı daha şüpheci ve dikkatli olması gerekiyor” dedi.
"Dezenformasyonun amacı: Rıza üretmek"
Dezenformasyonun tarihsel bir olgu olduğuna dikkat çeken Ömer Faruk Görçin, dezenfomasyonda temel amacın kamuoyunun rızasını şekillendirmek olduğunu ifade etti. Siyasi, ekonomik ya da toplumsal çıkarlar doğrultusunda üretilen yanlış bilgilerin her dönemde var olduğunu belirten Görçin, sosyal medyanın bu süreci hızlandırdığını kaydetti.
Yılda ortalama 600-700 içerik doğrulanıyor
Konuşmasında Teyit Hattı’nın çalışmalarına da değinen Ömer Faruk Görçin, yılda ortalama 600-700 arasında içeriği doğruladıklarını, özellikle kriz dönemlerinde bu sayının arttığını, seçim süreci, deprem gibi olağanüstü dönemlerde doğrulama faaliyetlerinin daha da yoğunlaştığını dile getirdi. Doğrulanacak içeriklerin seçiminde kurumun editoryal bakış açısı, içeriğin toplumsal etkisi ve yayılma hızı gibi kriterlerin belirleyici olduğunu ifade eden Görçin, “Her şeyi doğrulamak mümkün değil. Bu nedenle kamuoyunda büyük etki yaratabilecek içeriklere öncelik veriyoruz” dedi.
Ayşenur Cevahiroğlu: “Bazen bir görüntünün sahte olduğunu tek bir detay ele verir”

AA Teyit Hattı muhabiri Ayşenur Cevahiroğlu, yapay zekâ ile üretilen içeriklerin doğrulamasında hangi teknikleri ya da uygulamaları kullandıklarına ilişkin soruyu cevaplarken şunları söyledi: “Bazen bir görüntünün sahte olduğunu tek bir detay ele verir. Bir gölge, bir yazı hatası ya da nesnelerin orantısı bize o görüntünün yapay zekâ ile üretilmiş olabileceğini gösterebilir. Bu nedenle görsellere çok dikkatli bakmak gerekiyor. Teyit sürecinde tersine görsel arama, resmi kaynaklar ve açık kaynak araştırmaları büyük önem taşıyor. Tek bir araca güvenmek yerine farklı yöntemleri birlikte kullanmak gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Etkinlik, soru-cevap bölümüyle sona erdi
Etkinlik, öğrencilerin sorularının yanıtlandığı soru-cevap bölümü ve toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi. Etkinlik boyunca dezenformasyon, yapay zekâ ile üretilen içerikler, doğrulama yöntemleri ve medya okuryazarlığı konuları ele alınırken, dijital çağda doğru bilgiye ulaşmanın önemi vurgulandı.

