Gazetecilik Danışma Kurulu’nda 7+1 eğitim modeli masaya yatırıldı
Gazetecilik Danışma Kurulu’nda 7+1 eğitim modeli tartışıldı.
Haber Üsküdar
Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Danışma Kurulu toplantısında, iletişim eğitiminde gündeme gelen 7+1 modeli değerlendirildi. Farklı üniversitelerden akademisyenler ve sektör temsilcilerinin katılımıyla gerçekleşen toplantıda modelin gazetecilik eğitimi açısından uygulanabilirliği tartışıldı.
Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Danışma Kurulu toplantısında, iletişim eğitiminde tartışılan 7+1 uygulama modeli kapsamlı biçimde ele alındı. Toplantının açılışında konuşan Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Süleyman İrvan, YÖK tarafından duyurusu yapılan ve 6 Şubat 2026 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan yönetmelik değişikliğiyle gündeme gelen 7+1 modelinin gazetecilik eğitimi açısından nasıl uygulanabileceğini, fırsatları ve tehditleri birlikte değerlendirmek istediklerini söyledi. Bu çerçevede, modeli uzunca bir süredir uygulayan Sakarya Üniversitesi İletişim Fakültesi'nden Gazetecilik Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Meltem Gönden Güzel deneyimlerini paylaşırken, farklı üniversitelerden akademisyenler ile sektör temsilcileri de uygulamaya ilişkin görüşlerini aktardı.
Toplantıda Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gül Esra Atalay, Dekan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Ceren Saran Doğan, Çizgi Film ve Animasyon Bölüm Başkanı Doç. Dr. Cem Tutar, Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Sadettin Demirel, Dr. Öğr. Üyesi Maria Pia Ester Cristaldi, Dr. Öğr. Üyesi Duygu Temel Kayar, Arş. Gör. Hakan Koluman, Kocaeli Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Emel Baştürk, Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi Gazetecilik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erkan Yüksel, Medya Akademisi Derneği (MAKDER) Başkanı Selçuk Taşdemir, Medya Akademisi Derneği (MAKDER) Başkan Yardımcıları Arş. Gör. Esra Çınar ve Sıla Bezer, Gazetecilik Bölümü öğrenci temsilcileri Helin Billor ve Ayşenur Kanpolat yer aldı.
Sakarya Üniversitesi deneyimi ve uygulamanın işleyişi konuşuldu
Gönden, öğrencilerin sigorta primlerinin üniversite tarafından ödendiğini, ücret, yemek ve yol desteği konusunda ise kurumdan kuruma değişen bir tablo bulunduğunu belirtti. Öğrencilerin staj yerlerini yönetmelik gereği kendilerinin bulmaları gerektiğini ancak uygulamada bölümün oluşturduğu ekip sayesinde yerleştirmelerin büyük ölçüde akademik kadro tarafından yapıldığını söyledi. Bu ekip içinde bölüm başkanı, öğretim üyeleri ve sektörel bağlantıları güçlü isimlerin yer aldığını vurgulayan Gönden Güzel, öğrencilerin ulusal medya, yerel medya, belediyeler, valilik ve çeşitli kurumsal iletişim birimlerinde staj yaptıklarını anlattı.
Gönden Güzel ayrıca öğrencilerin süreç boyunca bire bir takip edildiğini, kurum ve fakülte tarafından ayrı ayrı değerlendirme formlarının doldurulduğunu ve stajın harf sistemine görenotlandırma esasına göre yürütüldüğünü ifade etti. Gönden Güzel, Sakarya Üniversitesi’nde belli bir başarı elde edildiğini, geçen yıl yaklaşık 250 mezundan 90’ının hâlen medyada çalıştığını ve bunların yaklaşık yarısının staj yaptığı yerde kaldığını da paylaştı.
Akademisyenler ve sektör temsilcileri kaygılarını dile getirdi
Toplantıda söz alan İetişim Fakültesi DekanıProf. Dr. Gül Esra Atalay, uygulamanın niyet olarak olumlu görünmesine rağmen sektörün aynı anda bu kadar öğrenciyi kaldırabilecek yapıda olmadığını söyledi. Özellikle İstanbul’daki çok sayıda iletişim fakültesinin öğrencilerinin aynı dönemde sahaya çıkmasının ciddi bir tıkanma yaratabileceğini belirten Atalay, sektörün yüzlerce öğrenciyi aynı anda kabul etmesinin mümkün görünmediğini ifade etti.
Anadolu Üniversitesi'nden Prof. Dr. Erkan Yüksel de gazetecilik öğrencilerinin tamamının mezuniyet sonrası gazetecilik yapmak istemediklerini, yıllar önce yaptıkları araştırmalarda öğrencilerin önemli bir kısmının akademi, kamu ya da iletişim dışı alanlara yönelmek istediğini gördüklerini söyledi. Bu nedenle zorunlu ve uzun süreli staj uygulamasının bütün öğrenciler için aynı karşılığı üretmeyeceğini belirten Yüksel, bir başka önemli riskin de ücretsiz stajyer emeğinin mezunların istihdamını daraltması olduğunu vurguladı. Yüksel, “Bedava emek gücü sunuyoruz onlara” diyerek, öğrencilerin profesyonel kadroların yerine konumlandırılmasının sektör açısından da sorunlu sonuçlar doğuracağını ifade etti.
Kocaeli Üniversitesi'nden Prof. Dr. Emel Baştürk, Kocaeli Üniversitesi’nde geçmişte 20 günlük zorunlu staj uygulamasını yaşadıklarını ve bu süreçte ciddi sorunlarla karşılaştıklarını anlattı. Baştürk, staj yeri bulmanın güçleştiğini, yükün doğrudan öğretim elemanlarının üzerine kaldığını ve öğrencilerin çoğunun stajdan memnun dönmediklerini söyledi. Öğrencilerin çoğu zaman çay taşıma gibi işlerle meşgul edildiğini belirten Baştürk, bu nedenle zorunlu stajı kaldırmak zorunda kaldıklarını ifade etti. Baştürk, mevcut koşullarda 90 günlük uygulamanın sürdürülebilir olmadığını düşündüğünü de ekledi.
İstanbul Arel Üniversitesi’nden Arş. Gör. Esra Çınar ise mevcut sistem içinde bile öğrencilerin staj yeri bulmakta zorlandıklarını, bölüm ve kariyer merkezi olarak destek vermelerine rağmen talepleri karşılamanın güçleştiğini söyledi. Sektör temsilcisi olarak konuşan MAKDER Başkanı Selçuk TAŞDEMİR de sektörün bu yükü kaldıramayacağını belirterek, bugün bile 20-30 günlük stajlarda zorluk yaşanırken daha uzun süreli bir modelin uygulanmasının gerçekçi olmadığını dile getirdi. TAŞDEMİR, medya sektöründe stajyer yetiştirme kültürünün de büyük ölçüde zayıfladığını söyledi.
Üsküdar Gazetecilik'ten Dr. Öğr. Üyesi Sadettin Demirel, modelin niyet olarak olumlu görünse de bunu besleyecek güçlü bir sektör yapısına ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Demirel, özellikle dijital habercilik ve veri haberciliği gibi yeni alanları destekleyecek haber merkezleri ve editoryal yapıların eksikliğine dikkat çekti. Toplantıda söz alan Doç. Dr. Cem Tutar da çizgi film ve animasyon alanında benzer bir uygulamanın daha da problemli sonuçlar doğurabileceğini, bu alanda zaten sınırlı sayıda kurum bulunduğunu ve sektörün parçalı yapısı nedeniyle öğrencilerin yerleştirilmesinin daha da zor olacağını ifade etti.
Toplantının kapanışında Prof. Dr. Süleyman İrvan, modelin niyet düzeyinde öğrenci lehine görünse de ideal ile gerçek arasındaki farkın ciddi sorunlar yaratabileceğini belirtti. İrvan, öğrencilerin geleceğini gözeten ama sektörün gerçekliğiyle de uyumlu bir yol bulunması gerektiğini vurgulayarak, bu tür toplantıların önümüzdeki süreçte daha da önem kazanacağını söyledi.