Dr. Öğr. Üyesi İrem Çoban, tasarım deneyimlerini Üsküdar İletişim öğrencileriyle paylaştı
Haber-Fotoğraf: Rıdvan Emir ALTINTAŞ
İstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi Dijital Oyun Tasarımı Bölümü Dr. Öğr. Üyesi İrem Çoban, Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde düzenlenen “Tasarımda Yaratıcılık” etkinliğinde öğrencilerle bir araya geldi. Çoban, sanat ve akademiyi bir arada yürüttüğü üretim sürecini, dijital teknolojilerle kurduğu ilişkiyi ve yapay zekânın yaratıcı pratiklerdeki yerini deneyimleri üzerinden anlattı.
İrem Çoban, söyleşinin başında akademik ve sanatsal yolculuğunu paylaşarak, üretim pratiğinin temellerini öğrencilere aktardı. Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi mezunu olduğunu belirten Çoban, lisans yıllarında daha teorik bir eğitim aldığını ancak zamanla üretme ihtiyacının ağır bastığını ifade etti. Sinema alanında başladığı yolculuğunu, sanatta yeterlilik süreciyle pratiğe dönüştürdüğünü dile getirdi. Sanat ve akademiyi eş zamanlı yürüttüğünü vurgulayan Çoban, “Bir yandan teorik üretim yaparken, diğer yandan dijital sanat, deneysel film ve video tasarımı alanlarında üretmeye devam ediyorum” diyerek iki kimliği nasıl dengelediğini anlattı.
İrem Çoban: “Yaratıcılık, teknolojiyi nasıl kullandığınızla ilgili”

Etkinlikte projelerinden örnekler sunan Çoban, özellikle yapay zekâ ile gerçekleştirdiği kısa film üretim sürecine değindi. Tamamen yapay zekâ ile üretilmiş bir projede dahi kendi sanatsal kontrol alanını korumaya çalıştığını belirten Çoban, “Sadece metin girerek üretmek yerine, kendi çizimlerimi ve referanslarımı da sürece dahil ediyorum. Böylece ortaya çıkan işte benim izim oluyor” dedi. Yapay zekâ ile çalışmanın teknik zorluklarına da dikkat çeken Çoban, özellikle görsel süreklilik ve karakter tutarlılığı konularında ciddi sorunlar yaşadığını ifade etti. Basit görünen bir sahne için haftalarca çalıştığını belirten Çoban, bu sürecin aynı zamanda kriz yönetimi açısından da öğretici olduğunu söyledi.
Konuşmasında sanat ile tasarım arasındaki farklara da değinen Çoban, tasarımın işlev odaklı olduğunu, sanatın ise bireysel ifade alanı sunduğunu vurguladı. “Teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin, sanat dediğimiz şeyin insana ait kalması gerektiğini düşünüyorum” diyen Çoban, yapay zekâyı üretim sürecinde destekleyici bir araç olarak konumlandırdığını ifade etti. Çoban ayrıca çalışmalarında sıklıkla kimlik, toplumsal cinsiyet ve ötekileştirme temalarına odaklandığını belirterek, “Benim derdim insanın kimliği ve toplum içindeki yeri. Üretimlerimde bu meseleleri görünür kılmaya çalışıyorum” dedi.
Etkinlik, soru-cevap bölümünün ardından teşekkür belgesi takdimi ve toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.




