Türkiye'de yoksul sayısı giderek artıyor
Haber Üsküdar: Muhammed Özgen Kandıralı
Türkiye'de son yıllarda artan hayat pahalılığı nedeniyle milyonlarca insan temel gıdaya dahi ulaşmakta zorlanırken, resmi rakamlar yoksul sayısının giderek arttığını gösteriyor.
Son zamanlarda markete, pazara, manava gittiğimizde fiyatların sürekli arttığını hepimiz görüyoruz. Bu durum sadece bir pahalılık değil, artık ciddi bir yoksulluk sorununa dönüşmüş durumda. TÜİK tarafından 26 Aralık 2025 tarihinde açıklanan Gelir Dağılımı İstatistikleri, 2025’e göre, zenginlerle yoksullar arasındaki makas giderek açılıyor. Toplumun en zengin yüzde 20’lik kesimi toplam gelirin yüzde 48’ini alırken, en yoksul yüzde 20’lik kesim ise toplam gelirin sadece yüzde 6’sinı elde edebiliyor.
Dr. Öğr. Üyesi Yüksel Bekaroğlu Doğan: “Yoksulluk sadece gelirin az olması değil, insanın toplumdan kopması anlamına geliyor”
Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Sosyal Hizmet Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Yüksel Bekaroğlu Doğan, konuyla alakalı sorumuzu şöyle cevaplıyor: “Yoksulluk sadece gelirin az olması değil, insanın toplumdan kopması anlamına geliyor. Yani bir kişi fakirleşince sadece parası bitmiyor, aynı zamanda arkadaş çevresi, ailesi ve toplumdaki saygınlığı da, itibarı da bitiyor. Yoksulluk, özellikle de evsizlik yaşayan kişiler toplum tarafından yok sayılıyor. Bu dışlanma yoksul kişinin tekrar ayağa kalkmasını engelliyor. Yoksulluğu bitirmek için sadece yemek, kıyafet desteği yeterli değil, bu insanlara barınma ve iş imkanı sağlanarak onların toplumun bir parçası olduklarının hissettirilmesi gerekiyor. Evsizler şehir hayatı içinde görünmez hale geliyor. Toplum bu sorunu görmezden gelerek yoksulluğu derinleştiriyor.”
Sosyal yardıma muhtaç hane sayısı 4 milyonun üstüne çıkmış durumda
Cumhurbaşkanlığı tarafından yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Yıllık Program’na göre, 2024 yılında sosyal yardım alan hane sayısı 4 milyon 574 bine yükselmiş durumda. Bu rakamlar, özellikle dar gelirli ailelerin ve emeklilerin artık sadece barınma masraflarını karşılayabildiklerini, diğer ihtiyaçlardan kısmak zorunda kaldıklarını gösteriyor.
“Etin yanına yaklaşamıyoruz”
62 yaşındaki emekli N.S. durumunu şöyle aktarıyor: “Eskiden market arabalarımız dolar taşardı, şimdi sadece acil ihtiyaçlarımızı alıp çıkıyoruz. Peynir almak bile lüks oldu. Etin yanına yaklaşamıyoruz zaten. Eskiden kilo ile aldığımız sebzeyi şimdi taneyle, sayıyla alıyoruz. Bu yoksulluk değil de nedir?”
